|
Devlet Opera ve Balesi
Genel Müdürlüğü tarafından Anadolu Ateşi’nin
katkılarıyla gerçekleştirilen 14. Aspendos Uluslararası
Opera ve Bale Festivali bu yıl, 7 Haziran – 16 Temmuz
2007 tarihlerinde Aspendos Antik Tiyatrosunda
sanatseverler ile buluşuyor.
Geçtiğimiz yıllarda
İngiltere’de yayınlanan “The Independent” Gazetesi’nin
dünyanın en iyi 10 festivali arasında gösterdiği
festivalimiz, Almanya’da yayımlanan ve dünyadaki tüm
festivalleri mercek altına alan “Festspiele” Magazin
tarafından, 2005 yılının en iyi festivalleri arasında
yine ilk 10 festival arasında gösterilerek kalitesini
bir kez daha kanıtlamıştır.
|
Festivalin ağır topu;
Mario Frangoulis Türkiye’de
|
7 Haziran’daki festivalin
açılış konserinde; genç yaşına rağmen dünyanın önemli
sesleri arasında kabul edilen Yunan asıllı tenor Mario
Frangoulis sahne alacak. Sanatseverlere unutamayacakları
bir gece yaşatacak sanatçıya Şef Naci Özgüç
yönetimindeki Ankara Devlet Opera ve Balesi Orkestrası
ve soprano Feryal Türkoğlu eşlik edecek.
Antik Aspendos
Tiyatrosu’nun olağanüstü atmosferinde, opera ve balenin
görsel bir şölene dönüşeceği 14. Aspendos Uluslararası
Opera ve Bale Festivali’nde yabancı konuk topluluk
olarak; dünyanın sayılı bale topluluklarından Krasnador
Grigorovich Bale Topluluğu Türkiye’de ilk kez izleyici
ile buluşacak.
Krasnador Grigorovich Bale
Topluluğu tarafından 30 Haziran’da sanatseverlerle
buluşturulacak 3 perdelik Spartacus balesinin
müzikleri ünlü Rus besteci Aram Khacaturian’a ait.
Dünyada önemli bale klasikleri arasında yer alan ve
hemen her bale topluluğunun repertuarında bulunan
eserde; eski Roma İmparatorluğunda, özgürlük özlemlerini
yaşamlarıyla ödemek zorunda kalan köleler ve kölelerin
lideri Spartacus’ün özgürlük mücadelesi yolundaki trajik
öyküsü anlatılıyor.
Ankara Devlet Opera ve
Balesi tarafından 12 Haziran’da ünlü İtalyan besteci
Giuseppe Verdi’nin ilk büyük başarısı olarak tanınan ve
tüm dünya operalarında sahnelenen büyük operası
Nabucco sahneleniyor. Eser; Babilliler ile Asurlular
arasındaki savaşın içinde yaşanan tutku, hırs, ihtiras
ve aşkı konu alıyor. 3 Perdelik Nabucco operasını,
Ankara Devlet Opera ve Balesi Başrejisörü Gürçil
Çeliktaş sahneye koydu. Orkestra Şefliğini Sunay
Muratov’un yaptığı eserin dekor ve kostüm tasarımları
İsmail Dede’ye ait. Eserde yer alan dansların
koreografisi Nilgün Bilsel’e, ışık tasarımı ise Tahsin
Çetin’e ait. Nabucco Operasının görkemini yansıtan
koroyu Alessandro Cedrone çalıştırdı.
Ankara Devlet Opera ve
Balesi 16 Haziran’da P.I Çaykovski’nin ölümsüz yapıtı
Kuğu Gölü Balesini sanatseverlerin beğenisine
sunuyor. Romantik bale repertuarının en seçkin örneği
olan Kuğu Gölü, olağanüstü müziği, hikâyesi ve
koreografisiyle dans sanatının şaheserleri arasında yer
almış, klasik dönemin renk ve duygu yoğunluğuyla bale
tarihine damgasını vurmuş bir yapıttır. Koreografisi
M.Petipa ve L.İvanov’a ait, 3 perde olarak sahnelenecek
Kuğu Gölü balesini, Boris Blankov sahneye koydu.
Orkestrayı Bujor Hoinic’in yöneteceği eserin, dekor
tasarımı Nihat Kahraman, kostüm tasarımı Nursun Ünlü’nün
imzasını taşıyor. Işık düzeni Fuat Gök’e ait.
Kuğu Gölü Balesi’nin konusu
şöyle; Prens Siegfried evliliğe henüz hazır olmamasına
rağmen, onuruna verilen bir baloda annesinin dileğiyle
bir eş seçmek zorunda kalmıştır. Ancak avlanmak üzere
gittiği gölde, büyücü Rothbart’ın kuğu şekline soktuğu
Prenses Odette’ye aşık olur genç prens... Ertesi günü
baloda büyücü Rothbart ve Prenses Odette görünümüne
soktuğu kızı Odile ile karşılaşan Prens her şeye rağmen,
gerçek aşkın gücüyle, büyüyü yok ederek Prenses
Odette’ye kavuşur.
Ülkemizin haklı gururu besteci ve piyanist Fazıl Say
22 Haziran’da Antalya Devlet Opera ve Balesi
Orkestrası ve Korosu eşliğinde Şef Gürer Aykal
yönetiminde sanatseverlerle buluşuyor. Konserde;
Beethoven’ın Egmont Uvertür
ve Korolu Fantezi, Fazıl Say’ın 3 numaralı Piyano
Konçertosu - Anadolu’nun Sessizliği ve Baladlar (Nazım
Kumru) seslendirilecek.
Beethoven’in doğaçtan çalışa
eğilimini bir daha belirten, sürekli deney eğilimine
önemli bir örnek olarak gösterilen ve piyano, koro ve
orkestra için yazılan yapıt aynı zamanda geleneklerden
kaçış olarak yorumlanıyor.
Antalya Devlet Opera ve Balesi, 26 Haziran’da C.Orff’un
dünyaca ünlü eseri Carmina Burana’yı
Robert North’un koreografisi ile bu kez bale eseri
olarak sanatseverlerle buluşturuyor. 1 perdelik
Carmina Burana balesinin açılış teması; yazgı,
kader ve insanın alınyazısının yükseliş ve alçalışları
hakkında. Orkestrayı Şef Alexandru Samoila’nın yönettiği
balenin, koreograf asistanı Sheri Cook. Koroyu Alexei
Vinogradski’nin çalıştırdığı eserin dekor ve kostüm
tasarımı Ömer T. Gündüz’e, ışık tasarımı Talip Şahin’e
ait. Eserin çocuk korosu şefleri; Yasemin Aksu ve Mahir
Seyrek.
İstanbul Devlet Opera ve
Balesi, prömiyer yaptığı günden bu yana büyük ilgi
toplayan dev yapıt İstanbul Balesini 4 Temmuz’da
sahneleyecek. Eserin Libretto, Reji ve Koreografisi bale
sanatçısı Hülya Aksular’a müzikleri Serkan Alkan’a ait.
2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti olarak tüm dünyanın
ilgisini çekecek olan eşsiz kent İstanbul, ilk kez
dansla ifade ediliyor. Orkestrayı şef Elşad Bagırov’un
yönettiği balenin dekor tasarımı Behçet Malikler’e,
kostümleri Serdar Başbuğ’a, Işık tasarımı Ahmet Defne’ye
ait. 2 perdelik epik eser İstanbul, müzik, dans, şan,
resim, yontu gibi sanat dallarının katkısı ile
gerçekleşiyor.
14. Aspendos Uluslararası
Opera ve Bale Festivali’nin yerli yapıtlarını
sanatseverlerle buluşturan İstanbul Devlet Opera ve
Balesi, 7 Temmuz’da ise Mevlana Oratoryosunu
sahneleyecek. Türk Tiyatrosu'nun önemli isimlerinden
Semih Sergen'in eşsiz dizeleri, Can Atilla'nın
etkileyici müziği ile Hz. Mevlana'nın hayatını perdeye
taşıyan eser; Hz. Mevlana'dan tüm dünyaya dostluk ve
barış çağrısı... UNESCO'nun teklifiyle 2007 yılı tüm
dünyada "Mevlana ve Hoşgörü Yılı" olarak kutlanıyor.
Büyük düşünür Hz. Mevlana'nın doğumunun 800. yılı
etkinlikleri çerçevesinde hazırlanan eserin Orkestra
Şefi Serdar Yalçın, Koro Şefi Gökçen Koray. Yapıtın ışık
tasarımı Ahmet Defne’ye ait. Eserde; İstanbul Devlet
Opera ve Balesi Orkestra ve Korosunun yanı sıra Mevlevi
müziğine ait enstrümanlar da kullanılmaktadır.
11 Temmuz’da İzmir Devlet
Opera ve Balesi, Atatürk’ün en sevdiği opera olan
Tosca Operasını sahneleyecek. Aytaç Manizade’nin
sahneye koyduğu Giacomo Puccini’nin ölümsüz eseri
Tosca’yı Şef Tulio Gagliardo Varas yönetiyor. 3 perdelik
eserin dekorları Tayfun Çebi’ye, kostümleri Sevtaç
Demirer Ulaş’a ait. Koroyu Şef Caner Ruhselman’ın
çalıştırdığı operanın ışık düzeni Müfit Özbek’e ait.
Eser; güzel, ünlü ve bir o
kadar da kıskanç şarkıcı Tosca’nın ressam sevgilisi
Mario Cavaradossi ile İtalya Roma dekorundaki aşklarını
ve mutsuz sonunu anlatır.
Festivalin kapanış
temsilini gerçekleştirecek Mersin Devlet Opera ve
Balesi, yarattığı operaları dünyanın her yerinde büyük
ilgiyle sahnelenen ünlü İtalyan besteci Giuseppe
Verdi’nin bir başyapıtı La Traviata Operasını
sahneleyecek. İtalyan rejisör Flavio Trevisan’nın
sahneye koyduğu operada orkestrayı şef Alexander Y.Dmitriev
yönetiyor. Dekor tasarımı Bünyamin Bozkuş’a, kostümler
G.Çimen Somuncuoğlu’ya, ışık tasarımı Tarı Deniz’e ait.
Koroyu Şef Alexei Vinogradski’nin çalıştırdığı 4
perdelik eserin dans düzeni Berna Turhan İleri’ye ait.
Dünyaca ünlü Kamelyalı Kadın romanından yola çıkan eser;
yolunu şaşırmış, kendini sadece eğlence hayatının
zevkine kaptırmış ve hayata anlam veren gerçek aşktan
yoksun bir kadının, öleceğini bile bile yeniden yaşama
doğabilme çabasını işler. Sevmiş, sevilmiş, aşkı için
büyük acılar çekmiş, fedakârlık yapmış ve nihayet ölmüş
başkahramanımız Violetta Valery’nin dram dolu ve ilgi
çekici hayatı, izleyicilere eşsiz bir opera ziyafeti
vaat ediyor.
Eser 16 Temmuz’da
izleyicilerle buluşacak ve 14. Aspendos Uluslararası
Opera ve Bale Festivali gelecek yıla kadar
sanatseverlere veda edecek.
|